Bilimsel veriler ne diyor; yulaf gerçekten sağlıklı mı?
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Bilimsel veriler ne diyor; yulaf gerçekten sağlıklı mı?

iyi yaşa 2

T24 Haber Merkezi

Yulafın sağlık üzerindeki etkileri, içeriğindeki besin öğeleri ve özellikle lif yapısı nedeniyle bilimsel araştırmalarla dikkat çekmeye devam ediyor. Uzmanlara göre yulaf, dengeli bir besin profiline sahip olmasıyla öne çıkıyor.

The Nww York Times’tan Simar Bajaj’ın aktardığına göre diyetisyen ve diyabet eğitmeni Elizabeth Hyde-Daddio, yulafın, iyi miktarda protein, nispeten az yağ ve çeşitli vitaminler ile mineraller içeren dengeli bir besin olduğunu söylüyor. Ancak onları gerçekten öne çıkaran şey, güçlü bir lif türünün en iyi kaynaklarından biri olmalarıdır.

Kalp için oldukça faydalıdır

Pek çok çalışma, yulafın LDL kolesterolü, yani kalp krizi ve felç riskini artıran “kötü” kolesterolü düşürdüğünü göstermiştir.

Bu etkinin büyük bir kısmı, bağırsak içeriğini kalınlaştıran, kolesterol açısından zengin safra asitlerini hapsedip vücuttan atılmasını sağlayan bir lif türü olan beta-glukandan kaynaklanır.

1990’lardan bu yana Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tam yulaftaki beta-glukanın -günde en az üç gram ya da yaklaşık yarım su bardağı yulaf ezmesine denk gelen miktarı- koroner kalp hastalığı riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Küçük bir çalışmada, bu miktarda beta-glukanın dört hafta boyunca günlük tüketimi LDL kolesterolü yüzde 12 oranında azaltmıştır.

South Dakota State University’de süt ve gıda bilimi profesörü Padmanaban Krishnan, “Özellikle yüksek kolesterol seviyesine sahip kişiler anında ve belirgin faydalar görebilir,” diyor.

Louisiana State University’de beslenme ve kronik hastalık programı laboratuvarı direktörü Candida Rebello’ya göre, yulaftaki avenantramidler gibi antioksidanlar dahil diğer bileşiklerin de kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceğine dair yeni kanıtlar ortaya çıkmaktadır.

Kan şekerini destekler

Karbonhidrat açısından zengin öğünlerden sonra kan şekeri genellikle yükselir, ancak çalışmalar yulafın bu yükselişi azaltabileceğini göstermektedir, diyor Dr. Rebello.

Dr. Krishnan, yüksek lifli besinlerin sindirimi yavaşlattığını ve glikozun kana çok hızlı karışmasını engellediğini söyleyerek beta-glukanın bu konuda özellikle etkili olduğuna dikkat çekiyor..

Yulaf tüketmek özellikle Tip 2 diyabeti olan kişiler için faydalı olabilir. Ayrıca bazı veriler yulafın önleyici etkisine de işaret etmektedir: 2020 yılında yapılan bir çalışmada, daha yüksek yulaf ezmesi tüketimi (haftada en az iki porsiyon), daha düşük tüketime (ayda bir porsiyondan az) kıyasla Tip 2 diyabet geliştirme riskinde yüzde 21’lik bir azalma ile ilişkilendirilmiştir.

Bağırsak sağlığını destekler

UMass Chan Medical School’daki Uygulamalı Beslenme Merkezi direktörü Barbara Olendzki, “Yulaf aynı zamanda bağırsaklar için de faydalıdır. Beta-glukan ince bağırsakta iyi sindirilmediği için kolona ulaşır ve burada faydalı bağırsak bakterilerini besleyerek prebiyotik görevi görür,” diyor. Araştırmacılar bunun bağırsak duvarını destekleyebileceğini ve özellikle yüksek kolesterol, obezite ve diğer metabolik hastalıklara sahip kişilerde iltihabı azaltabileceğini düşünüyor.

En sağlıklı tüketim şekli nedir?

Yulaf taneleri, yalnızca yenmeyen dış kabuğu çıkarılmış en az işlenmiş yulaf formudur; instant yulaf ise en çok işlenmiş olandır. Bunların arasında ise çelik kesim yulaf (daha küçük parçalara kesilmiş taneler) ve yulaf ezmesi (buharda pişirilip düzleştirilmiş taneler) bulunur.

Bunların hepsi sağlıklı seçenekler olabilir, ancak daha az işlenmiş olanlar genellikle daha iyidir çünkü beta-glukan içerikleri daha iyi korunur. Bu tür yulafların pişmesi daha uzun sürdüğünden, Olendzki önceden hazırlamayı ve sabah mikrodalgada ısıtmayı önermektedir.

 

İlgili İçerikler