Kemal Bey’e kısa mektup
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Kemal Bey’e kısa mektup

Sizden sadece, iktidarın topluma dayattığı ve bunun için geleceğimizi karartmayı göze aldığı manipülasyonlarına destek olmayı bırakmanızı ve bir an önce kurultayı toplayıp kendinizi de bu çıkmazdan kurtarmanızı talep ediyorum

Kemal Bey’e kısa mektup

Kemal Bey size defalarca oy vermiş, bir konudaki nazik desteğinizden dolayı müteşekkir kalmış, cumhurbaşkanlığı kampanyanıza gönülden ve heyecanla destek olmuş, “Alevi” videonuzdan çok etkilenmiş bir hekim olarak yazıyorum.   

Bugün içinde bulunduğunuz durumun kendinizi, ailenizi, partinizi ve tüm toplumu bir çıkmaz sokağa sürüklediğini üzülerek izliyorum. Dilerim bu mektubu size iletirler ve okuma fırsatı bulursunuz.  

Hepimiz sizi uzun zamandır izliyoruz ve Baykal’dan sonra “zoraki parti başkanı” olduğunuzu ama doğal bir lider olamadığınızı biliyoruz. Bunun en önemli nedeni halktan gelen kişiliğinizle topladığınız sempatinin buna yetmemesi ve toplumun değişim isteğine cevap verememenizdi. Liderliğe en çok son cumhurbaşkanlığı seçiminde yaklaştınız ama o zaman da arka plandaki düşünceleriniz ve Baykalvari hesaplar yüzünden bu sürecin harcandığını hepimiz her şey olup bittikten sonra anladık. 

Daha sonra toplum İmamoğlu’nda ve Özgür Özel’de yeni bir umut buldu ama bunu siz göremediniz ya da içinize sindiremediniz. Ülkenin bir gerçeği olan delege oyunlarında diyelim, sizden becerikli olanların sizi yenmesine kinlendiniz ve o zaman da başka bir yere savruldunuz. 

Daha sonra sizi hiç doğru yerde görmedik. Örneğin İmamoğlu’nun diplomasının eşyanın tabiatına aykırı gerekçelerle iptaline ve iktidarın hesapları nedeniyle tutuklanmasına, onun ve partinin kuşatılmasına sessiz kaldınız. Her şeyin önüne koyduğunuz haksızlığa uğrama duygusu sizi o kadar yönlendirdi ki iktidarın açık bir manipülasyonu olan “butlan planı”na teslim oldunuz. 

Bu teslimiyet çevrenizdeki bazı insanların etkisine daha açık hale gelmenize yol açtı ve TGRT çizgisine savruldunuz.  

Güç ve mahkeme kararı sevilmenizi sağlamaz  

Biliyorsunuz, Fransız filozof ve matematikçi Blaise Pascal, Düşünceler (Pensées) adlı eserinde insan varoluşunu, gerçekliğini ve değer sistemlerini anlamak için "Üç Düzey" (Les trois ordres) teorisini ortaya koyar. Bu düzeyler birbirini dışlamaz ancak aralarında kesin bir hiyerarşi ve geçişsizlik vardır. Şimdi siz “beden düzeyi” (güç ve içi boş mahkeme kararları) ile kalp düzeyini, yani sevilmeyi zorluyor, bunun için her şeyi yapıyorsunuz. İnsanlar ise İmamoğlu ve Özgür Özel’i doğal bir şekilde seviyorlar. Sizin artık bu sevgi mertebesine zorlamayla erişmeniz imkansızdır.  

Butlan kararı bir planın son perdesi ve sizden talebimiz  

Sonuç olarak siz kendinizi ne kadar haklı görseniz de bir an için bazı delegelerin hep yapıldığı gibi türlü vaatler ile ayartıldığı kabul edilse de bizler, “butlan kararı”nı sizin de karşı çıktığınız İBB seçimlerinin YSK’ca iptal kararı ve sonrasındaki devasa manipülasyonların (sizi PKK yandaşı göstermeleri dahil) son perdesi olarak görüyoruz.  

İnsan sizden girdiğiniz bu yolun nafileliğini ve tuhaf fuzuliliğini fark etmenizi bekliyor. Ben size “hain” denmesine karşıyım ve sizden sadece, iktidarın topluma dayattığı ve bunun için geleceğimizi karartmayı göze aldığı manipülasyonlarına destek olmayı bırakmanızı ve bir an önce kurultayı toplayıp kendinizi de bu çıkmazdan kurtarmanızı talep ediyorum. 

İlgili İçerikler