Yerli ve milli tanıtım programı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Yerli ve milli tanıtım programı

Geçen yıl ülkede en çok satan SUV Dacia Duster (bugün teslim fiyatı 600 bin TL'den az) 20 binden az satıyor ise, siz birden 175 bin tane SUV'yi tanesi 1 milyondan, elektrikli değil, atom reaktörlü olsa satamazsınız

İnsanımız, uzun yıllardır dış dünya ile ilişkisini kesmiş gibi. Sokaktaki insanımızın dış dünya ile zaten pek bir ilişkisi olmamıştı. Ancak bakıyorum, kocaman kocaman insanlar, gazeteciler, akademisyenler TV'lerde boy boy çıkıp ahkam kesiyorlar. Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatıyorlar. Bir doğrucu davut çıkıp da "Yahu hanımlar beyler, söylediğiniz doğru değil!" dese; birden bire alçaklıktan vatana ihanete kadar varan bir skala üzerinden suçlanıyor. Bu "sirk" daha ne kadar devam eder bilemiyorum.

İşin komiği, veya acıklısı bir üçüncü gurup var ki, doğruyu bilmelerine rağmen ses çıkartmıyor, kendilerini palavra akıntısına bırakıyorlar.

Konumuz "yerli ve milli otomobil".

Geçtiğimiz günlerde 8 adet "yerli ve milli TOGG" montaj bandından indi ve başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere ülkeye tanıtıldı. Ben de alkışladım.

Devrim Otomobillerinin yapıldığı Eskişehir Cer atölyesini, Anadol A1 ile 3 kıtada ve her türlü iklim şartında test sürüşü yaptığım ayları, Anadol STC 16 (İlk ve yegane üretime girmiş "yerli ve milli" otomobilimiz) için sabahlara kadar çalışan Otosan mühendislerini, benim Büyük Sahrada STC ile girdiğim Rally'i hatırladım. Biraz burnumun direği sızladı. 48 yıl önce Oyak Renault'un montaj hattına ilk indiğim vakit duyduğum heyecanı tekrar duydum.

Sonra TOGG'da çalışan gencecik Türk mühendislerinin pırıl pırıl gözlerini hayal ettim. Sadece onların gözündeki pırıltı için dahi bu otomobili sevmeli diye düşündüm.

Ancak tabii bu duygusallık bu otomobili "yerli ve milli" yapmıyor. Çünkü bu otomobil aynı Anadol gibi "hazır - built up" olarak Hint/İtalyan ortaklığı olan PininFarina şirketinden alındı.

Bunun hikâyesini 6 Ocak 2020 tarihinde T24'e Yerli otomobil 'lansman' lansmanı: Sussita 12/50, Reliant FW5, Pininfarina HKG K350, HKG 500 başlığı ile yazmıştım. Detayları merak edenlerin okumasını tavsiye ederim.

Öncelikle, ilk "yerli otomobil segmenti" olarak da bir SUV seçilmiş olması yanlıştır.

Tabii burada hemen hatırlatayım; başta kadım dostum Tuncay Özilhan olmak üzere TOGG'u yaratan 5 Babayiğit'in seçimine karışmaya, tenkid etmeğe hiç hakkım yok. 4 Babayiğit kalmış; İnan Kıraç Bey ayrılmış. İnan Bey ile çalışan kadim dostum Jan Nahum'a sebebini sordum, "Ben bu yerli otomobil ve ilişkili konularda 5 yıldır konuşmuyorum" dedi.

Milyarlar harcandı, koca bir fabrika yapıldı. Halbuki İnan Kıraç'ın fabrikası vardı. Niye orada montaj ile başlanıp marka tuttuktan sonra yeni fabrika yapılmadı mana veremedim!

Üstelik böylesine pahallı bir yatırımı, böyle bir gırtlak gırtlağa pazarda otomobil başına 500 - 600 dolar kazanarak nasıl ödenecek, anlamadım.

Ancak görülüyor ki bütün bu projenin içinde devletin maddi desteği de epeyce var. Bu da bana "vergi mükellefi" olarak en azından düşüncemi yazmak serbestisi veriyor.

Öncelikle "ilk TOGG" olarak bir SUV'nin seçiminde ticari kaygıların dışında birtakım faktörler olduğunu sanıyorum. Çünkü bu yanlış bir segment seçimi. Bizimki gibi 10 bin ABD Doları/yıl'dan az kişi başına GSYİH olan ve dünya pazarında bu bağlamda 78'inci sırada bulunan bir ülkede, en pahallı otomobil ile başlanmaz. Tarihte de böyle bir misal yok. Merdiven ilk adım meselesi.

Yepyeni bir yatırım, Endüstri 4.0 kuralı hatırlanmamış. 120 yıl evvel FORD'un yaptığı montaj hattı kurulmuş. Sanki sonra başka işte de kullanılır gibi.

Üstelik pahallı robotlar konmuş. Nerede ise "ülkede hiç işsiz yok, işçi bulamayız, pahallı robot alalım denmiş?"

Geçtiğimiz dönemde Sayın Fikri Işık'ın SAAB'ının sokağa atılmış para olduğu anlaşılmış; başka bir "yerli ve milli" çözüm aranırken acaba o anda hazır bitmiş, kimsenin olmayan (Vietnam VinFast otomobilin tümünü almamıştı) bir tek bu HKG 500 mü vardı? Belki de, bilemiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı yerli otomobil istediğini çok net bir şekilde ifade ediyordu. Kim bu arabayı seçti ise herhalde iyi niyet ile onu memnun etmek için seçti!

Geçen yıl ülkede en çok satan SUV Dacia Duster (bugün teslim fiyatı 600 bin TL'den az) 20 binden az satıyor ise, siz birden 175 bin tane SUV'yi tanesi 1 milyondan, elektrikli değil, atom reaktörlü olsa satamazsınız.

Devlet alacak deniyor. AB Gümrük Anlaşması ruhuna aykırı davranıp yerli otomobilinize torpil yaparsanız haksızlık etmiş olursunuz. Ve daha da önemlisi bizden tüm yerli üretimimizi alan Fransız, İtalyan, İspanyol (kısaca AB ülkeleri) yarın "Biz de Türkiye'de üretilen otomobilleri almıyoruz" derlerse yılda 2 milyon üretime göre kendilerini organize etmiş ve ülkenin en çok ihracat yapan sektörü olan otomotiv ve yan sanayii ne yapacak? Ülke ekonomisi ne olacak?

19 asırda başlayan "binek otomobili" sektöründe 150 yılda 15000 ayrı marka çıktı. Hepsi battı. Bugün 100 taneden azlar. Yani TOGG'un devam edememe (Allah göstermesin!) gibi bir ihtimali de var. O zaman milletimiz "Anlaşıldı, biz yerli ve milli otomobil yapamıyoruz!" demeyecek mi? Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşanmayacak mı?

Devrim otomobillerinde aynı şey yaşanmadı mı? Anadol'u inek yemiyor muydu?

Bu arada açılışa beni davet etmeyi unutmuşlar… TOGG'da çalışan kadim dostum Hakan Özenen beni davet edeceğini söyledi. Ederse size gördüklerimi yazacağım… Heyecan verici olacak…

Bizim Selahattin; "İskender Bey, bak artık yerli otomobil de yaptık!" diye bana gösteriş yaptı. Ben de acaba Selo ne zaman bir yerli otomobil alır diye düşündüm… Selo'nun tamirhanede işler bu aralar iyi gidiyor; kredi kartı borcunu 7000 TL'ye düşürmüş.

İlgili İçerikler