Mönüye eklenmek istenilen Kıbrıs
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Mönüye eklenmek istenilen Kıbrıs

ABD Başkanı Trump’ın hayatta en çok sevdiği, gazinolar ve kumarhanelerle dolu sahil şeritleri. Bir de diğer ülkelerin doğal kaynaklarına çökmeye bayılıyor. Kıbrıs’ın iki kesimi, tam da Trump’ın istediği gibi plajlarla, eğlence mekanlarıyla dolu. Doğu Akdeniz’deki doğal gaz varlıklarının işletilmeye elverişli olduğu artık taraflı tarafsız tüm uzmanlarca teyit ediliyor. Bu özellikleriyle Kıbrıs Trump için iştah kabartan biçilmiş kaftan

Mönüye eklenmek istenilen Kıbrıs
ABD Başkanı Donald Trump

Zaferin çok sayıda evladı, yenilginin tek bir yetimi olurmuş. Kuzey Kıbrıs’ta muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, 18 Ekim’de yapılan başkanlık seçimlerini büyük bir farkla kazandıktan sonra, bugüne kadar Erhürman’ın adını ağzına almayanlar, bir anda övgüler yağdırmaya başladılar. Tutumunu değiştirmeyen tek bir kişi varsa, o da 60 yıllık çetrefilli Kıbrıs sorununu basit bir plaka değişikliğiyle çözmeyi öneren Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ı bekleyen sorunlar

Yeni KKTC Cumhurbaşkanı’nın işi gerçekten zor. İçeride ve dışarıda kendisini çok büyük sorunlar bekliyor. İçeride kara para aklama, mafya düzeni, örgütlü suç, fuhuş almış başını yürümüş. Ekonomi her geçen gün kötüye gidiyor. Kuzey Kıbrıs’ın turizm ve yabancı öğrenciler dışında döviz kaynağı yok. Bir türlü sona erdirilemeyen ambargolar ve siyasi tecrit Kıbrıs ekonomisinin kendi başına ayakta durmasına imkan tanımıyor.

KKTC’nin devlet sistemi Türk usulü başkanlık modelinden daha garip. Yürütme cumhurbaşkanı ve başbakan arasında paylaştırılmış. Halk tarafından seçilen cumhurbaşkanının yetkileri daha ziyade dış politika konularında odaklanıyor.

Erhürman belirli koşullarla masaya dönmeye karşı değil    

Dış politikada tablo daha da vahim. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin yeni bir inisiyatif almak için bu seçimlerin sonuçlarını bekliyordu. Muhtemelen Ada’da müzakereler için ortak bir zemin bulunup bulunmadığını araştırmakla sınırlı görev yönergesini aşarak, müzakereleri yeniden başlatabilmek amacıyla önümüzdeki ay başında Ada’yı ziyaret etmeye hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erhürman, belirli koşulların sağlanması koşuluyla masaya dönmeye karşı değil. Buna karşılık Türkiye’nin iki devletli çözüm tercihinin devam ettiği anlaşılıyor. Erhürman seçim kampanyası sırasında Kıbrıs sorununun çözüm arayışlarını Türkiye ile yakın istişare içerisinde yürüteceğini, bu amaçla seçildikten sonra ilk iş olarak Ankara’yı ziyaret edeceğini söylemişti. Ancak aradan neredeyse üç hafta geçmiş olmasına karşın Türkiye’den henüz bir davet gelmiş değil. Oysa önceki başkanlardan Mustafa Akıncı seçildikten 10 gün, Ersin Tatar ise bir hafta sonra Ankara’yı ziyaret etmişlerdi. İttifak ortağı Bahçeli’nin hükümetin Kıbrıs politikasıyla uyumlu olmayan çıkışı, davetin gecikmesindeki nedenlerinden biri olabilir.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın önünde üç ayrı platformda müzakereler görünüyor. İlk olarak masaya oturulacaksa Ankara ile yeni bir müzakere pozisyonu üzerinde mutabık kalınması gerekiyor. İkinci sırada yeniden müzakerelere başlamak için müzakerelerin somut bir takvime bağlanması, siyasi eşitliğin tartışmaya açılmaması ve görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde, mevcut statükoya dönülmeyeceğinin ön koşul olarak BM aracılığıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne kabul ettirilmesi geliyor. Ancak bu süreçlerin sonuçlandırılmasından sonra   Rumlarla görüşmelere başlanılabilecek.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne de görev düşüyor

Erhürman’ın tüm bu süreçlerde yalnız bırakılmaması önemli. Öncelikle Kıbrıs halkının, özellikle de CTP’nin kısır çekişmeleri bir kenara bırakarak cumhurbaşkanlarının arkasında kenetlenmesi gerekiyor. Türkiye’de de Cumhuriyet Halk Partisi’ne görev düşüyor. AK Parti’nin ağır toplarını Ada’ya göndererek Ersin Tatar’a açıktan arka çıkmış olmasına karşın CHP’nin her vesileyle sosyal demokrat kardeş partisi olarak nitelendirdiği CTP’ye ve lideri Erhürman’a seçim kampanyası sırasında böyle bir desteği vermekten çekindiği dikkatlerden kaçmıyor. Bu aşamadan sonra CHP’nin Avrupa Birliği’ndeki muhataplarıyla yaptığı temaslarda, sadece İmamoğlu’nun cezaevinden çıkarılmasını gündeme getirmekle yetinmeyip, eğer Ada’da gerçekten bir çözüm isteniyorsa, en doğru muhatap olan Erhürman’ın elinin güçlendirilmesi için KKTC’ye uygulanan ambargoların kaldırılması, hiç olmazsa hafifletilmesi amacıyla bastırması gerekiyor.

Trump’ın Kıbrıs iştahı

Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta başında İstanbul’da düzenlenen 41. İSEDAK Toplantısı’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adasının da mönüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller alındığını” söyledi. Hiçbir zaman “ben demiştim” diyenlerden olmak istemedim. Yıl başında bu sitede “Kıbrıs denkleminde yeni aktör ABD mi oluyor” başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. Herhalde devletin en tepesindeki cumhurbaşkanı elinde somut bilgiler olmasa böyle bir endişeyi dile getirmek ihtiyacını hissetmezdi.

ABD Başkanı Trump’ın hayatta en sevdiği, gazinolar ve kumarhanelerle dolu sahil şeritleri. Bir de diğer ülkelerin doğal kaynaklarına çökmeye bayılıyor. Kıbrıs’ın iki kesimi da plajlarla, eğlence mekanlarıyla dolu. Gazze gibi sıfırdan inşa edilmesi de gerekmiyor. Doğu Akdeniz’deki doğal gaz varlıklarının işletilmeye elverişli olduğu artık tüm uzmanlarca teyit ediliyor. Bu yönleriyle Kıbrıs, ABD Başkanı için iştah kabartan biçilmiş kaftan.

Trump’ın barışa kavuşturduğu sorunlar listesine dokuzuncu olarak Kıbrıs’ı da eklemek istediğini tahmin etmek için çok da ileri görüşlü olmaya gerek var mı?

İlgili İçerikler