İstinaf mahkemesinin cumhuriyet tarihine geçecek mutlak butlan kararının yankıları sürüyor. İstinaf, “tedbir” yolunu izleyerek öyle bir karara imza attı ki Kılıçdaroğlu ve ekibi bile bu kadarını beklemiyordu.
Ancak işler Kılıçdaroğlu ve ekibi için de çok kolay değil.
* * *
Tarihi kararın çıktığı saatlerde CHP MYK, Özgür Özel başkanlığında toplanmıştı. Toplantı sürerken önce kararın tedbirsiz olarak çıktığı bilgisi geldi.
Bu bilgi tartışılırken kararın çıkmadığı, “Saraydan döndüğü”, Temmuz ayına kadar çıkmayacağına yönelik bir bilgi daha ulaştırıldı.
Hemen ardından bu kez tedbirli olarak kararın çıktığı bilgisi geldi ancak kısa süre sonra, “doğru değilmiş, karar bayramdan sonra” şeklinde bilgi verildi.
CHP Genel Merkezi hukukçuları ve AKP’lilerle temas eden CHP’liler bir türlü net bilgiye ulaşamadı.
Bunun üzerine MYK toplantısı bitirildi.
Ancak kısa süre sonra kararın tedbirli olduğu bilgisi geldi ve MYK üyelerine hemen geri dönmeleri için mesaj gönderildi.
CHP’de tarihi bir MYK toplantısı daha yapıldı.
* * *
Bu toplantıda Kılıçdaroğlu’nun izleyebileceği yol haritası, genel merkeze gelip gelmeyeceği, Meclis’te ne yapacağı gibi başlıklar ayrıntılı değerlendirildi.
MYK’da çıkan ilk karar kamuoyuna, olanların “CHP içi mesele” olduğu yönündeki propagandaya karşı net yanıtlar verilmesiydi. Bu kararların AKP’nin etkisindeki yargı tarafından verildiği, davayı açanların temasları, belediye operasyonlarından bu olanların da farkının olmadığının anlatılması gerektiği söylendi.
* * *
Ardından ne pahasına olursa olsun CHP Genel Merkezi’nin bırakılmaması kararlaştırıldı.
Genel Başkan Özgür Özel, daha ilk dakikadan itibaren iktidara yakın medyanın, kendisi için “Manisa Milletvekili” yazdığına dikkati çekti.
İmamoğlu’nun gözaltına alındığı süreçte Saraçhane’den ayrılmadığını anımsattı ve “Bu andan itibaren Genel Merkez’de kalacağım, buradan ayrılmayacağım” dedi.
Özel, geceyi de bu kararı doğrultusunda genel merkezde geçirdi.
Toplantıda, en az 20 milletvekilinin de sürekli olarak Özel’le birlikte genel merkezde kalması, genel merkezin asla boş bırakılmaması kararlaştırıldı.
Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul’da Gürsel Tekin’in yaptığı gibi polis marifetiyle genel merkeze girmeyi denemesi halinde de direnilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.
* * *
Toplantıda, Kılıçdaroğlu ile görüşülüp görüşülmeyeceği konusu da gündeme geldi. Özellikle partililerin Kılıçdaroğlu’na tepkisinin büyük olduğu, görüşülmesine karşı çıktıkları konuşuldu.
Özel ise eskiden bu yana yaşananlara rağmen CHP genel başkanlarının görüştüğüne dikkati çekti.
Buna karşılık hemen yanıt verilmemesi, beklenmesi benimsendi.
Özel’in gelişmeleri izleyerek Kılıçdaroğlu’nun telefonuna yanıt vermesi ya da cevaben araması kararlaştırıldı.
Bu görüşmede de net biçimde Kılıçdaroğlu’na iki mesaj verilmesi konusunda görüş birliği oluştu.
Birincisi genel merkeze gelmemesi ve bu yolu zorlamaması...
İkincisi istediği delegelerle hemen kurultayı toplaması...
Özel, bu noktada, “İster iptal edilen kurultaylardan önceki delege yapısı ister daha öncekiler, hangisini istiyorsa... İster kendisi aday olsun ister aday göstersin, hepsine hazırız ve bunu ileteceğiz” dedi.
* * *
Toplantıda Kılıçdaroğlu’nun kurultayı toplamaya yanaşmayacağı da konuşuldu. Bu durumda delegelerin imza toplaması ya da yok sayılan 38. Kurultay öncesindeki PM’nin bu kararı alması seçenekleri masaya yatırıldı.
PM karar alsa bile Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısını geciktirebileceği, bu konuda kendisine baskı yapılması gerektiği konuşuldu.
Delegelerin imza toplamasının da baskı oluşturacağı, dava sonuçlanmadan kurultayı toplamak zorunda olmadığını düşünse bile Kılıçdaroğlu’nun mecbur kalabileceği değerlendirildi.
* * *
Toplantıda aksi görüşlere rağmen Yargıtay ve YSK’ya başvuru yapılması konusunda da görüş birliği oluştu. Hukuki tüm yolların kullanılması, sonuç vermeyecek olsa bile bu yolların zorlandığının kamuoyuna gösterilmesi gerektiği ifade edildi.
* * *
Toplantı sonrasında iptal edilen 38. Kurultay öncesindeki PM ve delege yapısı da incelendi. PM’deki çoğunluğun Kılıçdaroğlu’ndan yana olmadığı, Özel’e destek olacağı değerlendirmesi yapıldı. Kılıçdaroğlu’nun PM’den karar çıkartamayacağı ve fiilen partiyi yönetemeyeceği sonucuna varıldı. Delegenin de Özel’den yana tutum alacağı, Kılıçdaroğlu’na partililerin destek vermeyeceği değerlendirildi.
* * *
İlginç değerlendirmelerden biri de Meclis çalışmaları konusunda yapıldı. Özgür Özel, Haziran 2023’ten itibaren, Kılıçdaroğlu’nun vekil olmaması nedeniyle CHP Grup Başkanlığı görevini üstlenmişti.
İstinaf mahkemesinin kararıyla 38. Kurultay öncesine dönüldüğü için aslında Özel de Grup Başkanı sıfatını taşıyor. Bu nedenle partinin Meclis’teki temsilinde Özel’in esas alınacağı, grup toplantılarını Özel’in yapabileceği, Kılıçdaroğlu’nun temsil ve söz hakkı bulunmadığı değerlendirmesi yapıldı.
CHP, Genel Merkezi asla bırakmayacak ve Meclis’te de CHP grubunun olabildiğince birlikte hareket etmesi sağlanmaya çalışılacak.
Yeni bir partiye geçilmesi ise en son ihtimal.
Baskın seçim olması, Kılıçdaroğlu’nun bu seçime karşı önlem almaması ve Özel’i devredışında bırakmaya çalışılması halinde seçime hazır partilerden biri bu amaçla kullanılabilecek. Ancak şu anda gündemde yeni parti ve başka partiye geçiş yok.
* * *
Kılıçdaroğlu’nun temel stratejisi ise sabırla hareket etmek.
Kılıçdaroğlu, kendisine yakın isimlerle yaptığı toplantıda mevcut yönetimi dışlamayacağını ancak partinin sırtında yük oluşturan, partinin yolsuzlukla anılmasına yol açan isimlerle yol ayrımına gidilmesi gerektiği mesajlarını yineledi.
Kılıçdaroğlu, ilk etapta genel merkeze giderek çatışma görüntüsü vermeyi düşünmüyor. Şimdilik çalışma ofisinde kalmaya devam edecek.
Özel’i hemen arayan Kılıçdaroğlu, bir dizi görüşmeden sonra partinin faaliyetlerini yürütmesi gerektiğini belirterek yetkili kurulları toplayacak.
PM’den karar çıkartabileceğini düşünürse İmamoğlu başta olmak üzere yargılanan isimlerin üyeliklerinin askıya alınması, yola İmamoğlu olmadan devam edilmesi formüllerini masaya yatırmayı tasarlıyor.
Özel’den temel beklentisi de İmamoğlu odaklı parti yapılanmasına son verilmesi.
Kılıçdaroğlu, kendisiyle ilgili olarak adaylık başta olmak üzere herhangi bir talepte bulunmayacak, öne çıkmayacak.
Ancak cumhurbaşkanı adayının yeniden belirlenmesi konusunda ısrarcı olacak. Bu süreçte delege yapısını yenilemeyi de tasarlıyor ve gündeminde olağanüstü kurultay kısa vadede yok.
Baskın seçim halinde de birlikte hareket edilmesi halinde başarıya ulaşılabileceği mesajını verecek.
Ancak PM ve Meclis’teki çoğunluk Kılıçdaroğlu’ndan yana değil. Ekibi ise çoğunluğun Kılıçdaroğlu’ndan yana olduğu mesajını veriyor.
İktidara yakın medyada da CHP’lilerin Kılıçdaroğlu’na dönüş yaptığı mesajlarını vermeye devam ediyor. Ancak bu tablo net değil.
PM’nin eğilimi toplanabilmesi halinde belli olacak. Eski PM’de AKP’ye geçen, belediye başkanı seçilen, cezaevinde bulunan isimler de var. Kurultay yapmadan PM’yi yenilemek de mümkün değil. Bu nedenle asıl mücadele, PM’de kimin çoğunluğu alacağı üzerine olacak.
Kılıçdaroğlu’nun eli de söylendiği kadar rahat değil. Yol haritası oluşturabilmek için bir biçimde partinin yönetim organlarına hakim olması gerekiyor.
* * *
CHP’yi birkaç günde sonuca ulaşmayacak bir mücadele süreci bekliyor.
Bu süreçte iktidar baskın seçim planları yaparsa her iki ekibin de hazırlıksız kalacağına kuşku yok.
Ancak özellikle Özel ve ekibi böyle bir durumda seçmenin kendilerine sahip çıkacağına, bütün bu planların ters tepeceğine inanıyor.
Bu planlardan hangisi tutacak, nasıl bir sonuç alınacak, yaşayarak göreceğiz.


