Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, görev süreleri boyunca en çok kupa kazanan yönetim olduklarının altını çizerken, "Biz bir yaz transferi yaşayamadık. Hiçbir takım oyuncusunu kolay kolay devre arasında bırakmak istemez. Bir oyuncu da ailesiyle vesaire kışın ortasında kalkıp bir takıma gitmek istemez. Ona rağmen biz 5 tane transfer yaptık. Bence biz, aldığımızdan daha iyi bir Fenerbahçe bıraktık" dedi.
HT Spor'a konuşan Fenerbahçe'de başkanlığa yeniden aday olmayan mevcut başkan Sadettin Saran, En-Nesyri'ye ilişkin olarak, "En-Nesyri için bizi 'adamı sattılar'diye eleştiriyorlar ya... Kocaeli maçında hoca onu 65. dakika civarında oyundan çıkardı. Maç bittikten sonra oyuncular soyunma odasına geldiğinde, En-Nesyri duşunu almış ve vedalaşmadan gitmişti" dedi.
Sadettin Saran'ın açıklamaları şu şekilde:
"Seçim sürecinde kendini Fenerbahçeli diye adlandıran insanların başlattığı karalama kampanyası..."
"Ben ilk günden beri seçim tarihinin yanlış olduğunu söylüyordum. Sayın Ali Bey'e de bunu söyledim, kamuoyuna da söyledim. Sanıyorum ki herkes benimle hemfikir. Her branşta sezonların başlamış olduğu, çok fazla müdahil olamayacağımız bir zamanda geldik.
Bir de seçim sürecinde kendini Fenerbahçeli diye adlandıran insanların başlattığı karalama kampanyası... Yok işte aday olamaz, aday olursa hak mahrumiyeti gelir. Hatta kazandıktan sonra aynı gün mazbatayı da vermeyecekler, mazbatayı alamayacak haberlerine rağmen buralara geldik.
Bu süreç özellikle sporculara negatif yönde etki yarattı. Özellikle Samandıra'ya. Hatırlarsanız ben, 'Samandıra'da ölü toprağı var, onu kaldırmaya geliyoruz' demiştim. Maaşları ödeyemez gibi söylemler orada çok büyük etki yarattı.
Saran'dan Tedesco'ya: Sen 6 haftalık hocasın, ben de 6 günlük başkanım. Ben sana destek vereceğim
Dolayısıyla bulduğumuz Fenerbahçe'de güveni sarsılmış, umudu kırılmış, morali yerlerde olan bir camia vardı.
Geldiğimiz günün hemen ertesi günü Zagreb karşısında kötü bir mağlubiyet yaşadık. Ben hatta Samandıra'ya gittiğimde, 'Eyvah' dedim yani, 'Yarın Zagreb'den çok kötü bir sonuçla geleceğiz herhalde' dedim.
Dolayısıyla döndükten sonra da mağlubiyetin ardından kamuoyunda hocamızı göndereceğimiz yönünde bir beklenti vardı ve beni arayanların yüzde 99'u hocanın gönderilmesi gerektiğini söylediler.
Ben hocayı da davet ettim. 'Niye bu iş bu noktaya geldi?' dediğimde, söylediği şeylerin makul olduğunu, gereken desteği görmediğini, yapılması gereken bazı şeyler olduğunu ve bunlar olursa da düzelebileceğini düşündüm.
Ona dedim ki: 'Sen 6 haftalık hocasın, ben de 6 günlük başkanım. Ben sana destek vereceğim. Sana oyuncuların güven duymasını sağlamak adına ne gerekirse yapacağım ve kararları da teknik kadro olmadan biz almayacağız.' Dedik ve o gün böyle bir karar aldık.
O gün o transferleri sadece günü kurtarmak için yapmadık, hiçbirini. En çok da bu Chérif konusunda eleştirildik ama bunların hepsi hem bir plan çerçevesindeydi, hem de teknik kadroyla konuşularak yapıldı.
"Fenerbahçe tarihinin en çok kupa kazanan yönetimi olduk"
'Yok o istenmiş, o istememiş' hepsi yalan. Beraber karar verildi ve günü kurtarmak için değil...
Ama tüm yaşananlara rağmen görev süremiz boyunca Fenerbahçe tarihinin en çok kupa kazanan yönetimi olduk. Bence bu da bizim ortaya koyduğumuz iradeyi, Fenerbahçe için nasıl çalıştığımızı gösteren bir sonuç diyelim.
Çok eleştirildik. Hiç göndermeyebilirdik, hiç risk almayabilirdik. O kararı aldık, ertesi gün bana stadın içinde ilk defa hakaret edildi.
Kaybettiğimiz Galatasaray maçından sonra bana gelen teknik rapor; hocamızla oyuncularımız arasındaki bağın koptuğuydu. Ve böyle devam ederse bu saatten sonra puan almakta da çok zorlanacağımızdı. O yüzden öyle bir karar aldım.
Çünkü Şampiyonlar Ligi'ne katılmak çok önemli ve bizden sonraki ekibe Şampiyonlar Ligi'ne katılması için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerektiğini, Fenerbahçe için doğrusunun bu olduğunu düşünerek bu kararı aldık. Karar da doğru çıktı.
"En-Nesyri duşunu almış ve vedalaşmadan gitmişti"
İlk defa duyacaksınız. En-Nesyri için bizi 'adamı sattılar'diye eleştiriyorlar ya... Kocaeli maçında hoca onu 65. dakika civarında oyundan çıkardı. Maç bittikten sonra oyuncular soyunma odasına geldiğinde, En-Nesyri duşunu almış ve vedalaşmadan gitmişti.
Çünkü yuhalanmanın, sosyal medyada yazılanların etkisi oluyor. Diğer oyuncunun karısı için yazılıyor... Bunlar gencecik insanlar; etkilenmiyorlar mı sanıyorsunuz? Biz transfer yaparken artık, "Bu oyuncu böyle bir baskıyı kaldırabilir mi?" diye de bakıyoruz. Oyuncularımızın birçoğu, özellikle de Türk oyuncularımız, kendi sahamızda oynamak istemedi.


